prevnext
Menu

Blog

Bölüm 155

  Yaşananların üstesinden gelmenin her zaman bir yolu vardır.. Peki ya yaşanacakların üstesinden gelinir mi henüz yaşamadan? Elinde üç tek sigarayla döndü tuvalete.. “Hayırdır, Gürbüz’le Sırık da mı geliyor?” diye sordum.. Hafif gülümseyerek “Yok, hepsi bize..” dedi.. Tatil sonrası ilk sigaramızı paylaşırken karnımda uçan kelebekler, MiğferDibi’mde yürümeye başladı.. Kelebekler yürüdükçe MiğferDibi’m gıdıklandı; MiğferDibi’m gıdıklandıkça da […]

Bölüm 154

  Akşam yemeğinden sonra yine olağan şekilde yoklama alındı.. Kısım arkadaşlarımdan ET ile hasret gideriyorduk.. Doğrusu hasret gidermek de değil, yine karikatürler arasında kaybolup birbirimizi güldürüyorduk.. Yoklama alınana kadar Kargaburun’a pis pis baktım.. Bu yüzden yoklamadan hemen sonra kısımdan çıkıp gitti.. Bebe, ben ve ET; o gittikten sonra rahat rahat dedikodu yapmaya başladık.. “Neydi bu […]

Bölüm 153

  On soruluk sınavlardı bu bütünleme sınavları.. Boris’in “Çözemeyeceğimden” emin olması boşuna değildi, piç yine gitmiş matematik olimpiyatlarında sorulmuş sorulardan derlemişti sınavı.. Kafasının basmadığı şeyse “Papaz her gün pilav yemez!”.. Gecemi gündüzüme katıp çalışırken, ben de götlük yapma ihtimaline karşın; geçmiş yılların matematik olimpiyatları sorularına göz gezdirmiştim.. Konularımıza dahil olan sorularınsa çözümlerini ezberlemiştim.. Orospu çocuğu […]

Bölüm 152

  Yine bir piçlik yapıp sınavı tüm öğrencilerin okula dönüşlerinden bir gün sonrasına koymuşlardı.. Evet, “tek ders sınavına kalan” beş kişi yoktu toplasan.. O yüzden sınavı yapar yapmaz bir kaç saat içinde sonuçları açıklayıp “Sen kaldın, sen geçtin” diye bize bildireceklerdi.. Açıkçası o kadar korkuyordum ki; benden başka kimlerin kaldığını hiç merak etmedim.. “Sikeyim amk […]

Bölüm 151

  İlkokuldan beri beni ilgilendiren veya ilgilendirmeyen her türlü konuda “duygu ve düşüncelerimi” alan öğretmenlerim her “Eveetttt…Hadi bakalım, şu okuma parçası hakkındaki duygu ve düşünceleriniz neler?” diye sorduğunda elimi öyle bir kaldırırdım ki; görsen kolum kopacak… “Söyle Anıl” dendiğinde söylediklerimse; hiç bir öğretmenin duymak istedikleri olmadı, her defasında “Hmmmm ehhh evet bu da bir bakış […]

Bölüm 150

  İlk öpüşmenin verdiği o tuhaf his; ve ardından ne söylenmesi gerektiği konusunda hiç bir fikri olmayan iki insan.. Efsane Anıl.. Boş boş uzaklara bakıyorduk.. Boşuna “hayat öpücüğü” denmiyor o hayata döndüren müdahaleye.. Bu öpüşme faslı da beni ayıltmıştı. “iyi mi oldu; kötü mü oldu?” diye içimi karartırken “Pşşt” diyerek göz kırptı “hayatım” bana.. “Hıı” […]

Bölüm 149.5

  Kaşlarının ortasını alınca namusundan olacağını düşünür; ama elalemin anasını bacısını iştahla siker.. Vay be.. “Mini etek giymeseydi” falan diyorlar.. Ne yani? Çeşmeden su içerken de domalmayalım öyleyse ha? Hani erkektiniz? Hani adamdınız? “Kızlı-erkekli” yaşamayı orospuluktan sayan ahlak anlayışları “Babalı-Oğullu” zavallı bir kıza saldırırken nerede? Bu mesele beni o meşhur N.Ç davasına geri götürdü.. Hani […]

Bölüm 149

  Rüyalar alemine dalıp gerçeklerden arınmayı isterken; bazı gerçeklerimin de rüya olarak kalmasını dilerdim.. Efsane’ye yapacağım olası bir hamlenin sonucu kötüyse uykudan uyanmayı; devamı gelecekse de günler boyu uyumayı dilediğim gibi.. “Abi ikişer ikişer harcamayalım gelmişimize geçmişimize” dedim.. Bana döndüğünde yüzü yüzüme o kadar yakındı ki… “Nasıl yapalım o zaman?” diye sordu.. İnsan’ın insana ağzının […]

Bölüm 148

  O geceden sonra dört gün boyunca kimse kimsenin yüzüne bakmadı.. Sebebi “yaşadıklarımız” değildi bu sefer.. Evlatlıklarımızın sınavı, bizim matematik belası ve de Efsane’nin sınavı aynı güne denk geliyordu.. Yumurta götümüze dayanmadan tam gaz çalışmak bize ters olduğundan böyle son dört günü neredeyse uyumadan ders çalışarak geçirdik.. Sınavlardan sonra bir gün daha okulda beklememizi söylediler.. […]

Bölüm 147

  Efsane yanıma otururken “yalnızlık kalktı”; bir bira daha bitti, yerine yenisi geldi… Bazen böyle anlarda hayattan çok şey beklediğimi hissediyordum.. Geceler boyu güneşi uyandırdığım arkadaşlarım arkamda, sigaram ve biram elimde, ihtiyacım olan “adam” tam da yanımda.. ama ben hala önüme bakıyorum.. Önümde çırılçıplak uzanarak geceye domalan o semte; Bornova’ya bakıyorum.. “Baktığım” Bornova; “gördüğüm”se….. Allah […]