prevnext
Menu

Blog

Bölüm 107

  PP tek eli direksiyondayken diğer eliyle de bira içerek gaza bastıkça basıyordu, telefonum titredi. Mesaj Sırık’tandı; “Oğlum senin pederi deli onarmış lan :D” yazmış.. Oturduğum yerde gülmeye başladım.. Güldüğümü görünce “Ne o? Hemen de kafayı buldun amk!” diyerek enseme bi şaplak attı PP.. Bir ergene ne dersen de ama “Kafayı buldun” deme ve de […]

Bölüm 106

  Sırık gelene kadar kendimi eve hapsetmiştim, yaptığım tek şey odamdan aşağı inip bir bira alıp yukarı çıkmak ve sigarayı sigaradan yakarak, günü geceye yapıştırıp, geceyi sabaha vurmak.. Doğru düzgün yemek bile yiyemiyordum, aklımda öylesine çok şey vardı ki… Neyseki PP’yi kandırmıştım Sırık’ı arabayla gidip alma konusunda.. Çocuk akşam saatleri Tekirdağ’dan bizim oraya otobüs motobüs […]

Bölüm 105

  Voldemort’un yaşadıklarından kimse tam anlamıyla bahsetmedi bana, onun hikayesini onlarca kişiye parça parça sordum da not düşebildim defterime ve benim bu hikayeyi tam manasıyla öğrenmem 4 yıl sürdü.. Dikkat çekmesin diye yeri geldikçe sordum yaşlısına gencine.. ve tek tek öğrendim kimlerin bunu o zavallıya reva gördüğünü, öğrendim ki ellerini yanlışlıkla öpmeyeyim; çünkü büyüdüm artık! […]

Bölüm 104.5

***Yine bir dilim Anıl tadında nostalji kokan bir buçukluk, değişiklik yapmadan yayınlıyorum, eski hali de renkli.*** Hayatım boyunca bir çok orospu çocuğuyla karşılaştığım için bu kitabı hangi orospu çocuğu yüzünden yazıyor olduğum konusunda kafam karıştı.. Bu yüzden kitabın adı “Sanırım O Orospu Çocuğu Sendin Aşkım!”.. Evet, sanırım yine bir “buçukluk” bölüme giriş yapmış olduk.. Yaklaşan […]

Bölüm 104

  Asıl öğrenmek istediğim “PP’yle ne olup bittiği”ydi.. Ayrıca “kırmızı çakmak”la tanışmama vesile olanlar hala buralarda mı çok merak ediyordum.. Boyum uzamış, hafif de kas yapmıştım.. Daha ne bekliyorum ki eşşek sudan gelene kadar dövmek için? “Ne olsun, herkes aynı.. Ölen yok kalan çok işte.” dedi annem.. “Bizim PP’yle nasıl durumlar?” diye sordum.. “Değişen bir […]

Bölüm 103

  Kahvaltıdan sonra kardeşime “Abim yeaaa midye bulabilir miyiz annem yapsın bize?” diye sordum.. “Kaç tane istiyon ki?” dedi.. “Bilmem 100-150 bi şi olsa yeter sanırım” dedim.. “Yuh! Ebeninki!” dedi birden.. Bulaşıkları yıkayan annem lafa bodozlama dalarak “Bak bak, az önce terbiyeli konuş diyen oğluma baaaak!” dedi.. Kardeşim “Ama anne ben küfürlü bi şi demedim […]

Bölüm 102

  Amcayı ineceği yerde indirip yola devam ettik.. Çıt çıkmıyordu arabada, radyo’nun sesini açtı PP ikimizi de bu işkenceden kurtararak.. Yazlığa gitmeden önceki son köyde “Ekmek lazımmış, unutmayalım..” dedim usulca, radyonun sesini kısarak kulağımın dibinde “Ne! Ne diyon amk ne!” diye bağırdı.. Derin bir nefes aldım, gözlerine bakarak “EK-MEK! Anlamadığın yeri tekrar sorabilirsin…” dedim.. Sinirden […]

Bölüm 101

  Otobüsten allaaan siktir ettiği bir yol ayrımında indim.. Annem “Baban seni almaya gelecek, muavine falanca yol ayrımı diye söyle onlar anlar” demişti telefonda otobüsüm feribottan ayrılırken.. “Uyumadın mı sen annem?” diye sordum.. “Aaaaa uyumaz olur muyum! Dün gece çok erken yattım ondan böyle erken kalktım.. Hadi gelince konuşuruz, iyi yolculuklar!” demişti, belli ki uyumamış.. […]

Bölüm 100

  Vedaları cidden hiç sevemedim.. Bu garezim bir tek vedalara da değildi, ben “merhaba”lara da ısınamıyordum.. Hayat hep o “Haa nasıl gidiyor lan?” ile “Eh işte abi nossun?”ların arasında gidip gelsin, kimse kimseye “merhaba” veya “elveda” demesin.. “Haberleşiriz!” demek kolayıma geliyordu, “Ya görüşemezsek”ten kaçtıkça “hadi bakalım yine görüşürüz!”lere sığınıyordum.. “Hadi bakalım yine görüşürüz!” ile “Naber […]

Bölüm 99

  Ertesi gün Geometri sınavı bildiğin girdi.. Hatta girmekle kalmadı; girdi, girdi, girdi, girdi, çıktı, çıktı, çıktı, sonra yine girdi ve bir daha çıkmadı.. Şu “Tümay Yayınları” var belki bilirsiniz, sınavdaki sorular o kitaplardaki “3 yıldızlı” sorulardandı.. Ben o kitapları çözerken hep o yıldızlıları atlıyordum, o yıldızlılar araya karıştırılmış “yiyorsa çöz karşim” diyen cinstendi.. Ben […]