prevnext
Menu

Bölüm 100

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
1071

 

Vedaları cidden hiç sevemedim.. Bu garezim bir tek vedalara da değildi, ben “merhaba”lara da ısınamıyordum.. Hayat hep o “Haa nasıl gidiyor lan?” ile “Eh işte abi nossun?”ların arasında gidip gelsin, kimse kimseye “merhaba” veya “elveda” demesin.. “Haberleşiriz!” demek kolayıma geliyordu, “Ya görüşemezsek”ten kaçtıkça “hadi bakalım yine görüşürüz!”lere sığınıyordum.. “Hadi bakalım yine görüşürüz!” ile “Naber yaa uzun zaman oldu!”ların arasında olup biterdi hep o güzelim “insan ilişkileri”nin katline ferman veren iğrençlikler.. Tam tersi de olabilir bunun, bazen de “El sallamak” ile “El sıkışmak” arasında deneyimlenen yaşanmışlıklardır insanı insana bağlayan..

Okuldan çıkarken kafam karmakarışıktı.. Pan’la aramı bozabilecek kötü bir şeylerin olmasından korkuyordum.. En başta “ikinci yaz okulu” dediğimiz “af olayı”nın çıkması şart.. Keş belki yaz boyu kendine sevişebileceği bir hatun bulur da yakamdan düşer diye umuyordum.. Tuborg “Lan şşşt, içmicez mi şimdi biz yeaa!” diye kolumu dürtmeye başladı.. “Nereye gidicen şimdi?” diye sordum Sırık’a.. Tuborg “Hakketen(hakikatten demek istedi arkadaş) yeaaa Sırık bari sen gel, içeriz lan” diyerek bu sefer Sırık’a sardı.. Sırık “Yok abi ben benim hatuna uğrıcam, hem otobüsüm erken kalkıyor içmeye vakit yok” dedi.. Tuborg yine bana dönmüştü.. “Abi ne mal adamsın lan sen, herhalde içicez de kazıdın içimi amk! Pan’ın içemediğini bilmiyor musun! Hem hadi onu bilmiyon amk da ne dangalaksın la okulda kalcak adamların yanında içelim içelim denir mi!” diye parladım.. “Ya ne alaka oğlum, Pan takmaz öyle şeyleri kafaya.. Hem amk onlar da 5 gün sonra çıkcaklar okuldan ne yani müebbete mi çarptırıldılar ki” dedi kafasıyla “teyallaaam yeaa” hareketi yaparak.. “İnsan biraz düşünür lan az bi düşünür, hadi Pan’ı geçtim Efes de orda lan adam senin öz kardeşin!” dedim.. “Tamam tamam sen şimdi boşver onları, içios mu içmiyos mu bana onu söyle” dedi yeniden.. Birden deliler gibi gülmeye başladım “Hey allaaam yeaa sen bana sabır ver! İçcez tabi amk!” dedim.. “E o zaman tamam işte ne şeapıp duruon, ver bakalım şurdan bi tek sigara” diyerek ellerini ceplerimde gezdirmeye başladı.. “Abi kafan mı güzel, okuldakilerin elinden sigara alıp dışarı mı çıkarıcaktım.. Biz inince alırız amk!” dedim.. “O-hooooo-o! ” diye isyana başladı.. Sırık’la birbirimize bakıp “Başa gelen çekilir” gülüşü atıp duruyorduk birbirimize..

O gün çok sarhoş olmamaya özen göstererek Mehmet Abi’de içtim biraz.. Otobüse bindiğimde yüzümü pencereden yana çevirip “diğer yolcuları” izlemeye başladım.. Aslında daha çok kendi yansımama bakıyordum, aylar sonra aile evine gidiyor olmak tuhaf bir his.. Oldum olası hep “en önde” oturma telaşım vardı bu otobüslerde.. İki hafta önceden ve de geç saate bilet aldığım için muavin koltuğunun arkasındaydım.. Otobüs otogardan çıkarken karnıma kramplar giriyordu “Pan halledebilecek mi acaba dersleri.. Keş şu an bu şehirde ve kendi evinde.. Memleketime gidiyorum… O götçüler hala oralarda mı acaba.. Bu yaz da gelmiş miydiler ki… PP hala aynı mı, düzeldi mi yoksa ben yokken.. Annem nasıl acaba, heyecanlanmış mıdırlar ben geliyorum diye..” Cebimdeki telefon bızzzzt bızzzzt bızzzzt diye titredi, mesaj gelmişti.. “Hadi iyi yolculuklar, ön cama kusup kaza yaptırma şoföre!” yazmıştı Pan.. “Domatesçi senin yanında!” yazıp gönderdim.. Saniyesinde yanıt geldi “Piç!” diye.. “Ben de seni :)” yazıp yolladım.. Kardeşim benim yaa, otobüse biniş saatimi unutmamıştı.. “Domatesçinin de selamı var :D” yazdı bana.. İki üç mesaj bile yalnızlık gideriyordu.. “:-*” yazıp gönderdim.. “Bu ne şimdi?” diye yanıtladı. “İyi geceler öpücüğün… :D” yazdım yolladım.. “3===)” diye yanıtladı.. “Al götüne sok onu” dedim.. “Hadi ben yatar” yazdı.. “Tamam iyi geceler” dedim.. “Varınca mesaj atarsın, hadi iyi yolculuklar. Yanıt atma uyuyamıyom piç!” yazmış, mesaja bakıp dakikalarca sırıttım durdum.. Yok abi cidden kafalarımız aynı çalışıyordu.

Yol boyunca uyur uyanık bir şekilde etrafı izledim durdum.. Sabaha karşı feribota varmıştık, bu feribotlarda otobüsten inip götüm dona dona bir iki tek sigara içmezsem “boşuna” yapmış sayardım o yolculuğu.. Çanakkale geride pusa karışırken Gelibolu önümüzde sisinden silkeleniyordu.. İşte bu tüm o kavganın düğümlendiği boğazıydı vatanımın.. Boğazı düğümlenen insan ağlar.. Burada düğümlenen boğaz insanlığın boğazıydı ve ağlayanlar da insanların analarıydı; ölenlerin ağlamaya vakti olmadığı için geride kalanlar ağlamıştı hep.. Gel de Karadeniz ve Marmara’yı; Ege’yle, Akdeniz’le ve de tüm sularla buluşturan bu güzelim boğazın insanı insandan, anayı evladından ayırdığını tasavvur edebil… İnsanlık bu boğazlarda boğularak can vermişti.. Hep o “delikanlı, mert, adam” dediklerimizi buralarda kaybettik işte.. Adamlığı boğazlara gömdüğümüz günden beri de “bu ülkede adam kalmadı” diye ağlayıp durduk.. Bir dünya savaşmıştı bu sularda, adamlık sadece bu ülkede değil “tüm dünyada” bir avuç toprak uğruna katledilmişti.. Keşke o savaşlardan çok önceleri, herkesin sadece “kendi” bokuna tüy diktiği dönemlerde yaşasaydım.. Kendi pisliğimle uğraşırken başkalarınınkiye gözüm takılmazdı en azından..

 

Kaydet(0)

No account yet? Register

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
1071

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir