prevnext
Menu

Bölüm 128

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
811

 

“Yok… yok yaa…. oğlum.. yanlış anladın.. ben  sadece… ben sadece senin hakkında düşündüm biraz… öyle işte.” deyip sustu.. Sesindeki pişmanlık öylesine yoğundu ki, kulaklarımdan beynime, oradan da gözlerime dolmuştu.. Yanaklarımda harcarken Keş’in bu pişmanlığını, ona onun bana yaptığını yapmaya gönlüm elvermedi.. Ona, onun bana “Aşık mısın oğlum?” diye sorduktan sonra söyledikleri mi? Onları da harcadım gitti.. Harcadım ve yeni duygular aldım kendime; renk renk, desen desen duygular.. İntikam mı? Onu da bir boy büyük aldım; belki şimdi değil ama büyüyünce kesin giyerim..

“Keş’e, Keş’in Anıl’a yaptığını yapsaydım ne kalırdı Anıl’dan geriye?”

Tutabilirler miydi elimden kırmadan dikenlerimi?

“İyi de neden düşündün o zaman beni abi.. başka işin mi yok yaa” dedim ayak sürüyen bir sesle.. “Niye.. yani.. düşünmek kötü bir şey mi seni?” dedi gönlümü alarak.. ve biz yine sustuk..

“Şu an ne yapıyorsun?” diye sordu konuyu değiştirip neşe’ye akarken sesi.. “Seninle konuşuyorum..”dedim gülümseyerek.. Sanki o an Keş beni görüyormuş gibi hissediyordum.. Dediklerine kafamı salladığımı görüp, gülümsediğimde göz kırpacakmış gibi.. “Öfffff abi kaça gidiyoruz yapma şunu yeaaa” dedi gülerek.. “Tamam tamam, sigara-bira takılıyorum öyle; sen?” dedim.. “Ben de.” dedi.. “Peki dur bir tahminde bulunayım, marlboro-tuborg?” dedim.. “Hayır bu gece camel gecesi ve de efes.. Biraz senin gibi takılayım dedim öyle” diyerek güldü yine.. O gülerken ben sessiz sessiz dinliyordum ağzım kulaklarımda.. “Çakmağın rengini sormuyorum o zaman” dedim çocuklaşarak.. “Sorma sorma, çok kırmızı” dedi.. Nefes alış verişlerimiz bile özlüyordu..

Özlüyordu, özlüyordum, özlüyorduk..

“Keşke seninle okul harici bir yerlerde de yapma şansımız olsaydı…” dedi birden.. “Hayırdır, ne değişecekti ki?” dedim saçmalama der gibi bir sesle.. “Ya bir şey değişmezdi belki ama.. yani.. yaparken yüzünü izleyebileceğim bir pozisyon.. ne bileyim.. saçma gelecek ama.. ben senin sesini düşleyerek asılıyorum aylardır… tamam neyse kapatalım konuyu cidden kötü hissediyorum..” dedi yalvarır gibi.. Gururum okşanmıştı.. Biri tarafından hayal edilmek, biri tarafından düşlendiğimi bilmek.. Tamamlanmış hissettim bir an.. ve “Kötü hissedecek bir şey yok ki.. mmmh.. ben de seni düşünerek asılmıştım bir kaç kere öyle..” dedim.. “Harbiden mi” dedi o mutlu çocuk sesiyle.. “Ciddi söylüyorum.. ama kimseye söyleme bunu..” dedim pişman pişman.. “Peki en çok neyi düşledin?” diye sordu.. Madenim semsert olmuştu.. “Kamp tuvaletini hatırlıyor musun?” dedim utanarak.. “Hmmmm… Ya sen çadırı hatırlıyor musun?” dedi.. “Unutulur mu…” diyerek güldüm.. Yine bir sessizlik girdi aramıza..

“Şşşşt? oğlum benimki çok fena kalktı lan… seninki ne alemde?” diye sordu.. “Odanın penceresinden bak anlarsın”dedim gülerek.. “hahahahah. bu arada senin şey de fena değil hani..” dedi.. “Seninki daha büyük ama..”dedim utanarak.. “Seninki de küçük değil ki, saçmala” dedi.. “Nerden biliyorsun ki?” dedim inanmayarak.. “Kampta hani şu tuvalette… bildiğin şey…sağlamdı yani..” dedi.. Sustuk yine.. Elimi şortumun belinden içeri sokmuş, balkonda bacaklarımı uzatarak oturmuştum.. Madenim yine ıslanmıştı.. Bu gece ne Garp’layken, ne de kendimi severken böyle olmuştum.. Kasıklarım ağrıyordu Keş telefonun diğer ucunda nefes alıp verirken.. “Şu an yanında olmak vardı…”dedim.. “Sana sarılmak, kendime iyice yaklaştırmak…”diyerek sustu.. Sağ elim madenimde, sol elimde telefon.. “Seni öpmemi ister miydin ki?” diye sordum.. “Hayır istemezdim, çünkü seni sen beni öpmeden önce ben öperdim…” dedi.. “Keşke beraber uzanabilseydik…” dedim.. “Yaparken yorgun düşüp göğsümde uyurdun belki..” dedi.. “Bilmem, hiç birinin göğsünde uyumadım ben..” dedim.. “Belki ben de senin ilkin olurdum… Offf keşke ev boş olsa ve sen gelsen kalsan bize..” dedi.. “Odanın anahtarı yok mu?” diye sordum.. “Ben seninle tuvaletteyken de gözlerden uzaktım.. Yalnız kalalım derken.. kulaklardan da uzak olsak işte..” deyip sustu.. “Ya bi git, yaptıktan sonra teperek yataktan düşürürdün sen beni” dedim gülerek.. “Neden düşüreyim lan mal, uyandığında yastığı yorganı yatak altına kaçmış olan sensin hep! Ben gayet uslu uyuyorum…”dedi alınmış gibi yaparak.. “Tamam tamam, o zaman ben seni yataktan aşağı atardım uyurken tekmeleyip” dedim gülümseyerek.. “O yüzden ben duvar kenarında, sen diğer tarafta yatarsın.. Ben arkadan sarılır tutarm seni..” dedi ciddi ciddi.. “Tamam, beni tutmazsan siki tutarsın haberin olsun..” dedim tehdit eder gibi.. “Tutarım lan ne var, tutmadık mı hem o son defada..” dedi gülerek.

Yine sessiz kalarak özletiyordu nefesi, nefesimi, nefesine…

“Ama çok iyiydi o son yaptığımız şey..” dedim.. Nefes alışverişleri sıklaşıyordu.. “Asılıyor musun sen de?” diye sordu.. “Evet, hem de balkonda…” dedim.. “Hmmm.. dikkat et komşulara; tırmanmasınlar senin odaya..” dedi gülerek.. “Keş gelcek dedim ben onlara..” dedim numaradan.. “İyi yapmışsın.. Yardımlaşalım mı?” dedi.. “Ne konuda?” diye sordum.. “Birbirimizi boşaltırız…” dedi utangaç bir şekilde.. “Tamam o zaman kapatalım gözlerimizi, ben başlayım sen devam et olur mu?” dedim.. “Kaptan sensin..” dedi.. Sustuk..

“Kapattın mı gözlerini?” diye sordum..

“Evet ya sen?” diye sordu..

“Kapattım… Şu an bizim duşlardayız.. hani şu benim perdeyi açıp bana seninkiyi gösterdiğin gün..” dedim..

“Yaa abi bırak şimdi kötü şeylerden bahsetmeyelim.. Özür diledim hem yapma..” dedi itiraz ederek..

“Kaptan benim.. Bırak kendini sen.. Bırak da o anıları değiştireyim.” dedim.

“Tamam.. bu arada.. amk benimki hiç böyle olmuyor hatunlarlayken.. başka erkekleri de düşlemeyi denedim, ondaysa hiç hareketlenmedi.. Çok tuhafsın oğlum sen yaa..” dedi.

“Değil mi ama” diyerek güldüm.. “Tamam hadi devam edelim…” dedi ısrarla..

“Ben duş alırken sen perdeyi aralıyorsun.. Sana bakmaya çalışırken gözüme şampuan kaçıyor.. O sırada koridordan gelen ayak sesleriyle benim kabinden içeri dalıyorsun basılmamak için.. ” derken Keş kesti sözümü “Ohooo oğlum böyle yaparsan gelicem iki saniyede amk…” diyerek.. “Peki ne yapalım öyleyse?” diye sordum.. “Önce ben seni boşaltayım, hem biliyorsun boşaldıktan sonra mal mal soğuyorum olaydan hemen…” dedi.. “Peki” dedim..

“Seninle aynı yatakta uyanmışız.. Sen hala uyuyorsun ama geceden çıplak uyumuşuz.. Seninki uyumana rağmen hafif sertleşmiş.. Arkadan sarılarak benimkiyi senin deliğe yaslıyorum.. Bir yandan da seninkinden gelen zevk sularını senin aletin başına yayarak oynuyorum.. Benim aletten öyle çok zevk suyu gelmiş ki senin deliğin etrafı iyice kayganlaşıyor.. Usul usul benimkinin başını içeri sokuyorum.. Sen hafiften uyanıyorsun, boynunu öperek kolumu başının altından geçirip göğüslerine ellemeye başlıyorum.. Senin gözlerin kısılıyor hafiften.. Uyanmışsın böyle yavaş yavaş alıyorsun benimkiyi.. sırtından aşağı bakıyorum o sırada, benimkinin nasıl girdiğini görüyorum… tamamını yaslıyorum sana iyice.. sımsıkı çekiyorum seni kendime..” Nefesim kesilmişti, bir anda kasılarak gelmeye başladım.. Kirlenen şortum, tshirtüm, bacaklarım sikimde değildi.. Derin bir oh çektim gözlerimi açıp verdiğim hasarı izlerken.. “Geldin mi?” diye sordu… “Kusura bakma yaa, biraz çabuk oldu ama.. ya tutamadım oğlum” dedim özür dileyerek.. “Hahaha sen yine iyi dayandın amk..” dedi.. “Sen de mi geldin ki?” diye sordum.. “Hem de sen duştayız dedikten hemen sonra… ne adamsın yaa..” dedi iç geçirerek..

Hayatımın ilk telefon seksiydi.. Keş ilk’im olduğunun farkında değildi ama şimdiden bir çok konuda o da benim ilkim olmuştu.. İlk kez “seks” hakkında telefonda açık açık konuşabilmiştim.. İlk kez nefesimi, nefesini özlediğim birine dinletmiştim; hem de seve seve..

ve Keş; Keş ilk kez benden önce boşalmasına rağmen bunu çaktırmayıp, benim de rahatlamama yardım etmişti.. ve de biz ilk kez birbirimize seviştikten sonra “İyi geceler… Görüşmek üzere..” diyebilmiştik. Mesafeler mi engel?

Onunki; “şu kadar” santim,

Benimki; “bu kadar” santim

ve aramızdaki; “o kadar” kilometre…

“şu kadar”la “bu kadar”ı toplasan “o kadar” eder mi?..

İstedikten sonra……

Baktığımız denizler bağlı, seyrettiğimiz gök aynı.

İki şehir; ikisi de rakıya tapan…

ve iki insan; içip içip birbirini bulan.

Kaydet(0)

No account yet? Register

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
811

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir